​Genç kuşağın ilişki modelleri belgesel oldu - Gündem
15 Ağustos 2018 - Հակական տոմար - Տարի : 4511 / Ամիս : Նավասարդ / Օր : Արամազդ / Ժամ : Զօրացեալ

Gündem :

26 Temmuz 2018  

​Genç kuşağın ilişki modelleri belgesel oldu

​Genç kuşağın ilişki modelleri belgesel oldu ​Genç kuşağın ilişki modelleri belgesel oldu
Ermenistan toplumunda kabul gören ilişki modellerini sorgulayan iki Ermenistanlı Hovhannes İşkhanyan ve Sona Simonyan kendi deneyimlerinden yola çıkarak ülkede şehirli gençlerin, ailelerinin ilişki modellerini reddetmelerine rağmen yeni model bulamadıkları için düştükleri boşluğu bir belgeselde anlattılar. ‘Öncekilerin Kronolojisi’nin yönetmenleri İşkhanyan ve Simonyan ile belgeseli ve bu konuya odaklanmalarının nedenlerini konuştuk.

Kendinizi tanıtır mısınız?
Hovhannes İşkhanyan (H.İ): Yazar ve gazeteciyim. Hovhannes LGBTI+bireylerin haklarıyla ilgilenen Pink Armenia’da çalışıyorum. Gürcistan merkezli Chai Khana’nın da muhabirlerindenim.

Sona Simonyan (S. S): Yerevan’da BunTV’de kurgucu olarak çalışıyorum aynı zamanda belgeseller çekmeye çalışıyorum. Halen ilk uzun metrajlı belgeselimi hazırlıyorum.

‘Öncekilerin Kronolojisi’ nasıl doğdu?

H.İ: Çevremde herkes ben dahil boşanıyordu. Biz de kendi hikayelerimizi birbirimize anlatıyorduk. Bu konu üzerine düşünmeye başlayıp ilişki modellerine odaklandık. Daha doğrusu yerleşik modellerin artık geçerli olmayışına… Biz eski modellerden vazgeçmeyi başarmışız: Bir kişi ile tanışacaksın, nişanlanıp evleneceksin, ardından mutlaka çocuk yapacaksın. Fakat bu modelden vazgeçtikten sonra ayrılık döngüsüne kapılmışız. İlişkiler artık güvenli ve samimi değil; Michelle Wellbeck kitaplarında bu konuyu daha geniş ele alıyor. O bu modelin tükenmesini, Fransızların yalnızlığını batı geleneklerine dayandırıyor. İlişki modellerini üzerine çok düşündüğüm o dönemde Wellbeck’i sürekli okuyordum. Böyle bir belgesel için sanırım ondan motivasyon aldım. Bir de benim için şu önemliydi: Bu konular üzerine genelde kurmaca filmler görüyoruz. Bu tür hikâyelerin kurmaca, uyduruk bir şey olarak algılanmaması için belgelenmesi önemliydi. Çiftlerin kamera karşısındaki davranışları da çok önemliydi. İlişkilerinden belli bir sınıra kadar mı bahsediyorlar? Ben hikâyenin en açık şekilde anlatılmasını istiyordum. Tıpkı kurmaca filmlerdeki gibi seyircilerin özel hayatlarımıza tümüyle girmesini istiyordum.

S.S: Fikir Hovhannes’e aitti. Beni arayıp fikrini anlattı. Eski eşim Armen’le hikâyemizi çekip çekemeyeceğini sordu. Benzer film projesi benim de aklımda vardı. Sonuçta bu belgeseli birlikte hayata geçirmeye koyulduk.

“Ermenistan’da ilişkilerin tek yolu artık evlilik değil” diyorsunuz. Bu yaklaşım toplumun hangi kesimleri tarafından kabul görüyor? Bu cümle Ermenistan toplumunun ilişkilere bakışını ne kadar yansıtıyor?

H.İ: Ermeni toplumunun genelinin düşüncesi olduğunu iddia edemem. Fakat insan özgürlüğünü kazandıkça, haklarını hayata geçirme imkanları artınca kendi mutluluğu ve ne tür ilişki istediği üzerine daha çok düşünmeye başlıyor. Evlilik devletin dayattığı siyasi bir model. Hem devletin bakışından hem de dinden kaynaklanan bir model. Yaşadığın ülke özgür ve laik olunca mutluluğunu düşünme imkanların artıyor.

S.S: Bu yaklaşımın toplum tarafından ne kadar kabul gödüğünü bilmiyorum. Fakat çevremdeki insanlardan yola çıkarak bunun artık kabul gördüğünü söyleyebilirim. Toplumun geneline bakacak olursak eski modelin Ermenistan’da hâlâ geçerli olduğunu görürüz. Bu geçerliliğin ne kadar samimi olduğunu bilemiyorum ama insanlar ne olursa olsun aile kurumunu korumaya, buna öncelik vermeye çalışıyor, evlenip çocuk yapmak için elinden gelenini yapıyor. Peki bu insanlar mutlu mu? Bunu tahmin etmek güç çünkü bu ülkede aile kurmak için kişinin mutluluğu ön planda değil.

Ermenistan’da kadınlar özel hayatını özgür bir şekilde yaşayabiliyor mu? İlişkilerde kadının rolü hakkında ne düşünüyorsunuz? Eşit haklara sahip mi?.

H İ: Hayır, Ermenistan’da kadınlar eşit haklara sahip değil. Yani haklar herkese eşit ama kadınların bu hakları yaşamaları için mekanizmalar eksik. Kabul gören ilişki modellerimiz bundan zedelenecek olsa da kadın hakları çok önemli.

S.S: Bir kadın olarak Ermenistan’da özgür olabilirsin. Bu çevrendeki insanlara mı bağlı? Yoksa senin hayatta bunu başarıp başarmadığına mı? Yoksa bu ikisinin birleşimi mi? Bunu bilmiyorum. En büyük sorun rol dağılımı. İster gelişmiş ol, ister ailenin örneğinden bu rolleri üstlenmek istemediğini bil, senden bağımsız olarak öyle gelişiyor. Sen evle ilgilenen taraf pozisyonuna düşüyorsun. Kocan ise ekmek parası kazanan rolünü üstleniyor. Bunun geleneksel olarak böyle olduğunu bilmek seni rahatsız ediyor, hayatından tatmin olmamaya başlıyorsun. Git gide eşit haklar idealinin gerçeğe dönüştüğünü düşünüyorum. Kadınlar kendilerini ifade etmeye başladılar; ekonomik bağımsızlıkları var. Ne zaman çocuk yapacaklarına kendileri karar veriyor. Tabii bu işlerin bu şekilde yürümediği geniş toplumsal kesimler var ama zaman içerisinde herkesin buna ulaşacağını umuyorum.

Ermenistan’da üst jenerasyonun ilişki modeli tükendi ama yeni bir model arayışı var. Buna ne tür çözümler öngörüyorsunuz?
H.İ: Çözümler aramıyorum. Bu daha çok vaizlerin işidir. Örneğin İsa bir erkek bir kadın modelini getirdi. Muhammed ise bir erkek çok kadın. Burada ben daha çok konu üzerine konuşuyorum. Hem dertlerimle sohbet ediyor hem de belgesel çekmenin yöntemlerini arıyorum.

S.S: Sorun şu ki öyle bir hayat sürdürüp toplumu tatmin etmek zorunda olmadığımızı nihayet anladık. Eski modelin yani evlenip çocuk yapmanın yanlış veya yetersiz olduğunu düşünmüyorum ama bunun gerçekten istek olduğunda yapılması gerektiğini, ancak çok sevdiğin bir insanla evlenmen gerektiğini düşünüyorum. Sırf ailemiz üzülüyor diye evlenmemeliyiz. Benim için çözüm; mümkün olduğunca doğal yaşamaktır. Yaşam içerisinde seni mutlu edecek çözümleri bulursun.



Bu haber Ag.....s kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+