Yuvamızdan bir güvercin daha uçtu - Gündem
09 Mart 2021 - Հակական տոմար - Տարի : 4513 / Ամիս : Արեգ / Օր : Ձոպաբեր / Ժամ : Այգ

Gündem :

18 Ocak 2021  

Yuvamızdan bir güvercin daha uçtu -

Yuvamızdan bir güvercin daha uçtu Yuvamızdan bir güvercin daha uçtu

Sevgili Oşin’i kaybetmişiz. Çoğumuz, yaşıtımız gibi ona Oşin demeye alışmıştık. Zakar bu haberi verdiğinde içim cız etti. Aklım onunla karşılaştığım, onu tanıdığım ilk güne ve tanıklarına gitti.

Müslüman bir ailenin evinden kaçmış, Samatya’da bir Ermeni ailenin evine gelin gelmiştim. Kaynanam, görümcem, kayınbiraderlerim ve eşim aynı evde yaşayan küçük bir koloniydiler. Bir sokak üstte yuva kurduk. İkimiz de gençtik. Başta kaynanam Gülbeyaz anne, hepsi bana kol kanat gerdi. Kol kanat gerenler sadece aileden olanlar değildi. Tıbrevank adında bir okuldan mezun olanlar evin daimî müdavimleriydi; ardından ise mahalledeki Sivas, Yozgat kılıç artıklarının çocukları geliyordu. Sarkis Çerkezyan ise baş koruyucumuz idi, gözü hep üzerimde oldu, Zakarya’nın yokluğunda, kimse görmesin diye sabahın köründe gelip penceremi tamir etmişti.


Yeni oluşan bu koloninin misafirleri hiç eksik olmazdı. Gecenin bir yarısında, ya da sabaha karşı zil çalar ya kıvrılacak, ya da sığınacak bir yer arayan biri içeri girerdi. O evin böyle bir geçmişi vardı. Ben de kısa sürede alıştım.


Çok zaman geçmedi, koloniden bir kişi eksildi. Eşim Zakarya, -tanıştığımız ilk günden beri kısaca Zakar diye çağırırız-, 12 Eylül’de tutuklandı ve dört yıla yakın cezaevinde kaldı. Genç bir gelin ve iki kayınbirader Dr. Tercan ve Boğos aynı evi paylaşmaya devam ettik. Yemeğimizi bir sokak aşağıdaki evde yaşayan ve kolimacılık yapan kaynanam Gülbeyaz annem, görümcem Yayla’nın evinde yer, yatmak için bu eve gelirdik. Özellikle Zakar ve Tercan abinin Tıbrevanklı sınıf arkadaşları da karınlarını bu evde doyurur bize öyle gelirlerdi.


Bugün dönüp geriye baktığımda kırk seneden fazla bir zaman geçmiş.


Sevgili Oşin’i kaybetmişiz. Çoğumuz, yaşıtımız gibi ona Oşin demeye alışmıştık. Zakar bu haberi verdiğinde içim cız etti. Aklım onunla karşılaştığım, onu tanıdığım ilk güne ve tanıklarına gitti.

Oşin ile tanışma
Zakar’ın tutuklandığı ve hapishane ziyaretlerinin rutine bindiği günlerdi. Ancak siyasi operasyonlar tüm acımasızlığı ile devam ediyordu. Her gün bir tanıdık gözaltına alınıyor, bazıları işkenceden geçiriliyor, kimi de katlediliyordu. Siyasi bir görüşe sahiptim, ideallerim vardı, pek çok şeyi göze almıştım. Dikkatliydim, tedirgindim ama o kadar da cesaretliydim.


Bir akşam işten dönmüş, akşam yemeği hazırlığı için aşağı eve gitmiştim. Mama ve kuyrik dikiş makinası başında mesaiye devam ediyorlardı. Tercan abi yanında adının Oşin olduğunu söylediği bir arkadaşı ile kapıdan içeri girdi. Belli ki evdekiler en azından onu ismiyle tanıyorlardı, o nedenle bir şaşkınlık yaşamadılar. Sonradan öğrendim ki Zakar ve Tercan abinin Tıbrevanklı sınıf arkadaşları bu eve hiç yabancı değillerdi, onlar da bu evin çocuklarıydı. ‘Misafirimiz var, bize de yemek var mı?’ diye arkadaşını işaret etti. Kafamı salladım, ‘Var’ dedim.


Yemekten sonra Tercan abiyle mutfakta baş başa kaldığımız bir an Oşin’in birkaç gün bizde kalıp kalamayacağını sordu. Aynı şeyleri biz de yaşamıştık. Onu Tercan abi getirdiğine göre demek ki zor durumdaydı, düşünmeye bile gerek yoktu, bir haftaya yakın bizde kaldı. Sabahlara kadar hep birlikte sohbet ettik, o ıssız günlerde akşamlarım birden zenginleşti.


Yıllar sonra karşılaşma

Aradan yıllar geçti, Oşin ile bir toplantıda karşılaştık. Gülümseyerek yanıma geldi. ‘Beni hatırladın mı?’ dedi. ‘Eh, tanır gibiyim’ dedim. ‘Hani benim saçımı taramıştın hatırladın mı?’ dedi. Gülmeye başladık.


Bizde kaldığı bir sabah evden çıkarken Yayla kuyrig ona kardeşi gibi seslenerek ‘Bu halin ne Oşin, ya tıraş ol ya saçlarını tara, sokağa çıkacaksın’ dedi. Saç sakal birbirine karışmıştı. Koşar adım arka odaya gidip taraklarımdan birini alıp geldim ve çok doğal bir şekilde uzanıp saçını taradım. Mama ve kuyrig donmuş, şaşkın şaşkın bana bakıyorlardı. Kısa bir sessizlikten sonra Yayla abla “Senin kalbin çok temiz” dedi. Ben de, Oşin de mahcup, birbirimize bakındık, Tercan’la çıkıp gittiler. Ardından bana kızacaklar mı diye beklerken mama “Kızım sen bizleri çok mu seviyorsun?” dedi. Elbette çok seviyordum, onları tanıdıkça, onlarla paylaştıkça daha da çok sevdim.


Pandemi günlerindeyiz, her gün Yayla ablayı arıyor ve önemli haberleri ona aktarıyoruz. ‘Bu sabah Oşin’i kaybetmişiz abla’ dediğimde ‘O da mı gitti?’ diyerek acındı. ‘Sen onun saçını taramıştın hatırlıyorsun değil mi?’ dedi.
Düşündüm de yuvamızdan tüylerine, kanatlarına dokunduğum, taradığım bir güvercin daha uçtu.






Bu haber agos kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (agos) ve yazarına ait olup,
Bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.
+