​14 yıllık Dink davası: Mahkeme cinayeti tüm yönleriyle ele almayacağını ortaya koydu - Gündem
24 Haziran 2021 - Հակական տոմար - Տարի : 4513 / Ամիս : Մարգաց / Օր : Լուսնակ / Ժամ : Այգ

Gündem :

20 Ocak 2021  

​14 yıllık Dink davası: Mahkeme cinayeti tüm yönleriyle ele almayacağını ortaya koydu -

​14 yıllık Dink davası: Mahkeme cinayeti tüm yönleriyle ele almayacağını ortaya koydu ​14 yıllık Dink davası: Mahkeme cinayeti tüm yönleriyle ele almayacağını ortaya koydu

Dink cinayetinin ardından 14 yıl geçmesine rağmen perde arkasındaki sorumluların kim olduğu hâlâ netleşmiş değil. Dosya avukatı Hakan Bakırcıoğlu 14 yıl süren davayı değerlendirdi.

Hrant Dink cinayetinin üzerinden 14 yıl geçti. Ancak, Dink cinayetinin perde arkasındaki sorumluların kim olduğu hâlâ netleşmiş değil. Dosya avukatı Hakan Bakırcıoğlu 14 yıl süren davaya ilişkin, “Mahkeme cinayeti bir bütün olarak, tüm yönleriyle tartışmayacağını ve yargılamaya konu etmeyeceğini ortaya koydu” dedi

Türkiye'de haftalık olarak yayınlanan Ermenice-Türkçe gazete Agos'un kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in gazete binasının önünde suikaste uğramasının üzerinden 14 yıl geçti. Cinayetin tetikçisi Ogün Samast ve azmettiriciler olarak gösterilen Erhan Tuncel ve Yasin Hayal birkaç gün içinde yakalandı. Aradan geçen 13 yılda görülen 102 duruşmada ise, onlarca devlet ve emniyet görevlisi hakim karşısına çıktı. Önce Ergenekon ile ilişkilendirilen cinayetin 15 Temmuz'dan sonra ise Gülen yapılanması tarafından tasarlandığı iddia edildi. Ancak gelinen süreçte, Dink cinayetinin perde arkasındaki sorumluların kim olduğu hâlâ netleşmiş değil. 2021 yılı içerisinde görülecek son duruşmalarla, 13 yıllık davada son kararın verilmesi bekleniyor. Türkiye’yi sarsan cinayetin gerçek faillerinin kim olduğu ise soru işareti olarak kalmaya devam ediyor.

Dink cinayetine ilişkin ilk iddianame cinayetten dört ay sonra, 20 Nisan 2007’de düzenlenmişti. Ardından Aralık 2007’de, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı görevlileri hakkında bir iddianame daha düzenlendi. 2014 yılında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu iki davadaki isimlerin yeniden ifadelerinin alınmasını istemiş ve 2015 yılında da yeniden alınan ifadeler ve soruşturmalar ışığında yeni bir iddianame hazırlamıştı. 2017 yılına gelindiğinde ise, tüm bu iddianameler ışığında yürütülen davalar İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülen Dink ana davasında birleştirilmişti.

Dink cinayetine ilişkin gelinen aşamada 7’si tutuklu, 13 firari, 76 sanıklı yargılandığı dava kapsamında yargılanan isimler arasında Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, dönemin Trabzon İl jandarma Komutanı Ali Öz, dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, cinayetin işlendiği dönem Trabzon Emniyet Müdürü olan Reşat Altay, Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Engin Dinç, cinayetin işlendiği sırada İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler gibi isimler yer aldı.

‘ETKİLİ BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMEDİ’

Dosya Avukatı Hakan Bakırcıoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının cinayetin gerçekleşmesinden uzun yıllar sonra da olsa cinayette sorumluluğu olan devlet görevlileri hakkında iddianamenin düzenlenmiş olmasının Dink cinayetinde önemli bir adım olduğunun altını çizdi. Bakırcıoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, cinayete giden süreçte yaşananların Hrant Dink’e yönelik linç sürecini örgütleyenler hakkında etkili bir soruşturmanın yürütülmediğini ve cinayete giden süreçte yer alan kişilerin cinayet ile bağlarının açığa çıkarmaya yönelik soruşturmanın derinleştirilmediğini belirtti.

‘KOVUŞTURMASIZLIK KARARI OLUŞTURULDU’

Cinayette sorumluluğu olan veya sorumluluğu tartışılan kurumların vermiş olduğu yanıtlar ile yetinildiğini ve kurum arşivlerinde inceleme yapılmadığını söyleyen Bakırcıoğlu, sözlerini şöyle devam etti:

"Cinayette sorumluluğu olan İstanbul Valilik görevlileri ile İstanbul ve Trabzon MİT Bölge Başkanlığı görevlileri soruşturulmadı ve soruşturulan MİT görevlisi ile Vali Yardımcısı hakkında ‘kovuşturmasızlık’ kararı oluşturuldu. Cinayette sorumluluğu bulunan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bir kısım görevlisi hakkında iddianame düzenlenmedi. Elbette en önemlisi de somut olarak cinayetin kim veya kimler tarafından ve hangi süreçlerden geçirilerek karara bağlandığı açığa çıkarılamadı.”

‘YARGILAMANIN GERÇEKLEŞMESİ OLANAĞI KALMADI’

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kovuşturmasızlık kararına yönelik itirazlarının Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini hatırlatan Bakırcıoğlu, “Anayasa Mahkemesi ise 2019 yılında bu konular ile yapmış olduğumuz başvurumuzda ihlal kararı oluşturmadı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın yürütülme biçimi ve oluşturan kovuşturmasızlık kararları ile davanın sınırı ve kapsamı büyük ölçüde belirlenmiş oldu ve bütünlüklü bir yargılamamın gerçekleşmesi olanağı kalmamış oldu” dedi.

‘TALEPLERİMİZ REDDEDİLDİ’

Mahkeme tarafından daha önceki tarihlerde tanık olarak dinlenmesine karar verilen MİT görevlilerinin dinlenmesi kararından rücu edildiğini söyleyen Bakırcıoğlu, 24 Şubat 2004 tarihinde İstanbul Valiliğinde Hrant Dink ile yapılan görüşme ile ilgili bilgi istenmesine yönelik yazışma yapılması taleplerinin 16 Eylül 2020 tarihli duruşmada reddedildiğini belirtti. Bakırcıoğlu şöyle devam etti:

“Yine 16 Eylül tarihli duruşmada Hrant Dink cinayeti tasarısı ve Yasin Hayal’in faaliyetleri ve Mc Donalds eylemi ile bilgisi olan 6 kişinin tanık olarak bilgilerine başvurulmasını talep ettik ve bu talebimiz de diğer taleplerimiz gibi reddedildi. Kovuşturmanın genişletilmesine yönelik taleplerimizi reddeden mahkeme heyeti tarafından dava dosyası esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere Cumhuriyet Savcısına tevdi edildi ve bu kararı ile mahkeme delil toplama sürecini sonlandırdığını ile dava dosyasındaki delil durumuna göre karar oluşturacağını ortaya koydu.

Cumhuriyet Savcısı tarafından da 14 Aralık 2020 tarihinde dava dosyasına esas hakkındaki mütalaa sunuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından cinayetin önemli birkaç boyutuna dair etkili soruşturma yapılmamıştı ve düzenlenen iddianameler de bu nedenle bütünlüklü bir yargılamayı olanaklı hale getirmemişti.”

‘MAHMEKE CİNAYETİ BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALMADI’

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yargılamanın son döneminde Hrant Dink cinayeti yargılamasının sınırlarının ve kapsamının belirlenmesine yönelik bir tutum aldığını söyleyen Bakırcıoğlu, “Mahkeme cinayeti bir bütün olarak, tüm yönleri ile tartışmayacağını ve yargılamaya konu etmeyeceğini ortaya koydu” dedi.

14 YIL SÜREN DAVADA NELER YAŞANDI?

19 OCAK 2007

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Şişli’deki gazete binasından çıktıktan sonra arkasından başına sıkılan üç kurşunla yaşamını yitirdi.

21 OCAK 2007

Dink’i öldüren 17 yaşındaki Ogün Samast Samsun’da yakalandı. Yakalandıktan sonra Samast’ın polis memurlarıyla çekilen Türk bayraklı fotoğrafları, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

22 OCAK 2007

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, suikast için “örgütle bağlantısı yok” dedi.

23 OCAK 2007

Dink’in cenaze töreni, Türkiye tarihinin en büyük kitlesel anmasına dönüştü. Ülkenin dört bir yanından gelen on binlerce insan, “Hepimiz Hrant’ız, Hepimiz Ermeniyiz” sloganlarıyla yürüdü.

TEMMUZ 2007

18 kişinin yargılandığı ilk duruşma görüldü.

8 EKİM 2007

Savcılık, soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirdi. Dosya, Dink ailesi avukatlarına da kapatılmış oldu.

NİSAN 2008

Trabzon’daki jandarma görevlileri hakkında dava açıldı. Dava açanlar arasında Jandarma Alay Komutanı Ali Öz de bulunuyordu. 2016’daki darbe girişimi sonrası, Trabzon Jandarma İstihbarat Görevlisi Veysel Şahin ve Ali Öz tutuklandı.

7 TEMMUZ 2008

Davanın sanıklarından, azmettiricilik suçundan tutuklanan Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci, mahkemede verdiği ifadesinde, “Dink’in öldürüleceğine dair bilgiyi jandarma istihbarata verdiğini” söyledi. Hrant Dink’i öldürme suçundan aralarında tetikçi Ogün Samast, azmettirici Yasin Hayal ve “büyük abi” Erhan Yücel’in bulunduğu 19 sanıklı dava başladı. Savcılık tarafından sanıkların “Ergenekon Terör Örgütü” ile bağlantılı olduğu iddia edildi.

14 EYLÜL 2010

Avrupa insan Hakları Mahkemesi, Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde İstanbul Şişli’de katledilmeden önce ve sonrasında yapılan başvurular kapsamında Türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği, mahkemelere etkin başvuru hakkını kısıtladığı ve ifade özgürlüğü hakkını çiğnediği gerekçesiyle mahkum etti. AİHM kararında, “Savcılık soruşturması, cinayetin şüphelilerinin hareketsiz kalışı hakkında yeni unsurlar ortaya çıkarmadan polisleri korumakla sınır kaldı” dedi.

17 OCAK 2012

Dink cinayeti davası, beş yılın ardından 25. duruşmada karara bağlandı. Yasin Hayal’in tasarlayarak insan öldürmeye azmettirmekten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına; Salih Hacisalihoğlu ruhsatsız mermi bulundurmaktan 2 ay 15 gün hapsine, Erhan Tuncel Mc Donald’s olayından dolayı 10 yıl 6 ay hapsine, Ersin Yolcu ve Ahmet İskender’in tasarlayarak insan öldürmeye yardım etmekten dolayı 12 yıl 6’şar ay hapsine, Ahmet İskender’in ruhsatsız silahtan dolayı 1 yıl hapsine karar verildi. Mahkeme, tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak Tuncel’i tahliye etti. Osman Hayal beraat etti.

20 ŞUBAT 2012

Hrant Dink’i hedef alan suikastı inceleyen Devlet Denetleme Kurulu (DDK), raporunu tamamlayarak kamuoyuna açıkladı. Raporda, “Dink’e yönelik bir tehlikenin varlığının Emniyet ve Jandarma personelince öğrenilmiş olduğuna ve Dink’in korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığına” işaret edildi.

21 MART 2012

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Ogün Samast’a, “tasarlayarak Hrant Dink’i öldürmek” ve “ruhsatsız silah taşımak” suçlarından verilen 22 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Azmettirici Yasin Hayal’e de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

15 MAYIS 2013

Dink’in öldürülmesine ilişkin davada verilen kararın Yargıtay tarafından kısmen bozulmasının ardından, 18 sanığın yeniden yargılanmasına başlandı.

17 EYLÜL 2013

Dink cinayeti davası hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin verdiği bozma kararının ardından dava yeniden başladı.

3 ARALIK 2013

Yargıtay’ın kısmen bozmasıyla yeniden görülen Hrant Dink’in öldürülmesi davasında Erhan Tuncel, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’i suçladı ve “Soruşturmanın genişletilmesine engel oldu” dedi.

7 MART 2014

Dink davası kapsamında 5 yıl 5 ay hapis yatan polis muhbiri Erhan Tuncel’in tahliyesine karar verildi.

Dink’in öldürülmesine ilişkin hazırlanarak İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame, Dink suikastının sorumlusu olarak, “silahlı terör örgütü” olarak nitelenen “Fethullah Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması” gösterildi.

11 ARALIK 2015

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin Dink’in öldürülmesi olayında “görevi ihmal” suçundan Albay Ali Öz ile Kıdemli Yüzbaşı Metin Yıldız’ın 6’şar ay, astsubaylar Hüseyin Yılmaz, Okan Şimşek ve uzman çavuşlar Hacı Ömer Ünalır ile Veysel Şahin’in 4’er ay hapis cezası, Astsubay Gazi Günay ile Uzman Çavuş Önder Araz’ın ise delil yetersizliğinden beraat kararını bozdu. Dairenin bozma kararında, sanıkların “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan da yargılanması gerektiğine hükmedildi.

19 ARALIK 2015

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Dink cinayetiyle ilgili olarak 24 kamu görevlisi hakkında takipsizlik kararı verdi. Savcı Kökçü’nün hazırladığı iddianame iki defa mahkemeye gittikten sonra kabul edildi. Savcı Kökçü, hazırladığı iddianamede jandarma dosyasını ayırdı. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Fethullah Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar Dink soruşturmasın da sıçradı.

27 OCAK 2016

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu görevlileri davası ana dava ile birleştirildi.

19 NİSAN 2016

Dink cinayetine ilişkin birleşen iki davanın ilk duruşması başladı. Duruşmalarda 34 sanık ilk kez bir arada hakim karşısına çıktı.

8 ARALIK 2016

Kamu görevlilerinin yargılandığı davada savunma yapan Eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerah’ın Dink’in öldürülmesine atıfla “ses getirecek eylem” konulu yazının imhasını istediğinin iddia etti.

11 ARALIK 2016

Dava kapsamında ifadesine başvurulan Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, “Hrant Dink öldürülene kadar ve hatta ölüm olayı sonrasında bile Tarbzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün yazısından tarafıma bilgi verilmemiştir. Dink’in öldürülmesinde hiçbir kusurum yok” dedi.

16 OCAK 2017

Hrant Dink davasında dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ali Fuat Yılmazer ilke kez ifade verdi. “Hrant Dink cinayetinde ilk dönem soruşturmaları adalete çok daha yakın durumdaydı” diyen Yılmazer, “Orhan Pamak nasıl koruma altına alınmışsa Dink de öyle koruma altına alınacaktı. Bunu yapacak makamlar bellidir” dedi.

20 OCAK 2017

Devam eden davada 51 kişinin tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Dinlenmesine karar verilen tanıklar arasında dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler de bulunuyordu

19 EYLÜL 2018

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK)’nın kararıyla yeri değiştirilen birçok heyet içerisinde olan 14. ACM heyeti Başkanı Ali İhsan Horasan İstanbul 1. ACM Başkanlığına getirildi. Horasan’ın yerine Emre Efe Şimşek getirildi.

21 ARALIK 2018

Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ile meslekten ihraç edilen astsubay Yavaz Karkaya tahliye edildi. Haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan sanıklar Halil İbrahim Koca, Adem Yavuz Arslan ve Fetullah Gülen’in iade süreçlerinin ikmalinin beklenilmesini kararlaştırdı.

27 KASIM 2019

Davada dönemin Samsun Emniyet Müdürü Mustafa İlhan SEGBİS’le bağlanarak tanık olarak ifade verdi. Mahkeme başkanı, MİT mensuplarının dinlenmesine ilişkin yazılan yazıya ise yanıt gelmediğini söyledi. Mahkeme heyeti dördüncü kez değiştirildi.

6 OCAK 2021

Dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri Volkan Şahin ve Veysal Şahin hakkında cinayeti daha önceden bildiklerine dair dosyada delillerin olması gerekçesiyle tutuklanmalarına karar verildi.

15 OCAK 2021

Dink davasının 122. duruşması Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Hrant Dink’in öldürülmesinde ihmali olan kamu görevlilerinin yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalara devam edildi

Duruşmaların görülmesine 20 Ocak’ta devam edilecek. 20 Ocak’taki duruşmada İstihbarat Daire Başkanlığı görevlisi Hamdi Egbatan ve Tamer Bülent Demirel, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı eski görevlisi Hamza Celepoğlu, Trabzon jandarma istihbarat görevlileri Veysal Şahin ve Volkan Şahin, Samsun emniyet görevlileri Yakup Kurtaran ve Yüksel Avan, İstanbul jandarma istihbarat görevlileri Yavuz Karakaya ve Yusuf Bozca’nın esas hakkındaki savunması alınacak.





Bu haber artigercek kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (artigercek) ve yazarına ait olup,
Bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.
Etiketler : hrantdink2021
+