​Dink Cinayeti Davası: Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer, dediler - Gündem
25 Şubat 2021 - Հակական տոմար - Տարի : 4513 / Ամիս : Մեհեկան / Օր : Ցրօն / Ժամ : Կամաւօտ

Gündem :

22 Ocak 2021  

​Dink Cinayeti Davası: Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer, dediler -

​Dink Cinayeti Davası: Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer, dediler ​Dink Cinayeti Davası: Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer, dediler

Kamu görevlilerini yargılandığı Hrant Dink Cinayeti Davası'nda sanıklar son savunmalarını yapmaya devam ediyor. Bugün Trabzon Jandarma ve Emniyeti'nde görevli isimler savunma yaptı.

14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Hrant Dink Cinayeti Davası'nda ilk olarak cinayet döneminde Trabzon Jandarma İstihbarat elemanı olan ve geçtiğimiz günlerde tekrar tutuklanan Veysal Şahin SEGBİS aracılığıyla savunma yaptı.

Veysal Şahin şunları söyledi:

"Cinayetten sonra doldurup imzaladığımız haber kayıt formundaki bilgiler bizim 6 ay önce aldığımız bilgilerdir. Bunu istemeden imzaladım. 'Bu işin altından kalkamayız, teşkilat zora düşer' dedi komutanlarımız. Ali Öz de (dönemin Trabzon Jandarma Komutanı) böyle emretmiş. Üstlerimin istediği şekilde yalan ifade verdim. Haber kayıt formunu ben yazmaya yetkili değilim. Olaydan sonra OkanŞimşek ile birlikte (cinayet öncesi eylem için ihbarda bulunan) Coşkun İğci ile görüşüp kimseye bilgi vermemesi gerektiğini söyledik. Tehdit etmedik. Emir ve talimatla görüştük.""Yasin Hayal McDonald’s eylemi nedeniyle takip ediliyor idiyse de bu takibi ben yapmadım. Okan Şimşek ile birlikte Yasin Hayal ve ogün Samast ile cinayet öncesi görüştüğümüz ihbarı doğru değil... Bu şahıslar ile irtibatım olmadı."
"Cinayeti planlama faaliyetim yoktur. İstanbul jandarmasıyla irtibatım yok. Tahliye ve beraatimi talep ediyorum."

Daha sonra cinayet döneminde Trabzon Jandarması'nda görev yapan ve yine geçtiğimiz günlerde tutuklanan Volkan Satılmış Şahin savunmasını yaptı. Volkan Şahin şunları söyledi:

"Ben istihbaratta çalışmadım. Asayiş tim komutanıydım. Coşkun İğci’den bilgi almadım. Okan Şimşek ve Veysal Şahin ile birlikte (İğci'den) ilk haberi alanlar olarak tarif edilen şahıs ben değilim, ortada bir yanlışlık var. İstanbul’u bilmem. Firar sevki görevi için Esenler Otogar'da beklerken askerlerin yanından hiç ayrılmadım.""KTÜ’de Tuncay Uzundal ile tanıştım. Erhan Tuncel ile o beni tanıştırdı. Öğrenci meseleleri konuşuyorduk. Haklarında öğrenci olmaları dışında bilgim yok. Hrant Dink ismini cinayetten sonra duydum. FETÖ ile bir alakam yoktur."


Volkan Şahin'in avukatı da savunmada şunları söyledi:“İsimler birbirine karıştırılıyor. İddianamede üçüncü kişi olarak müvekkilim yazılmış. Alakası yok. Bir de firari sevki var. Çocukluk arkadaşı ile otogarda askeri kıyafetle buluşuyor. Ogün Samast ile ilişki yok.”
“Müvekkil istihbarat elemanı değil. Aynı zamanda üniversite öğrencisi. Uzundal ve Tuncel ile öyle tanışıyor. Ercan Demir, Ramazan Akyürek doğru söylemiyor. Erhan Tuncel müvekkile yanaşıyor. Erhan Tuncel’in Volkan Şahin ile irtibatı üzerine söylenenler doğru değil. MİT’in sorgulanması gerekir. Bu cinayetin çözülmesi müvekkilim gibi kişilerle uğraşarak olmaz. Ben bir Türk olarak utandım bu cinayetten...”

(Ayrıca bkz: Hrant Dink Cinayeti soruşturmasında kim kimdir?)

Daha sonra cinayet döneminde İstihbarat Daire Başkanlığı görevlisi olan Hamdi Egbatan savunmasını yaptı. Egbatan şunları söyledi:

"Dairede görevliyken C2 büroda görev yapmadım. F4 raporlarını görmedim. Bylock programı kullanmadım. Bu davada yargılandığım için yapılan bir yakıştırma. Fetöcü değilim.”

Hamdi Egbatan'ın avukatı da şöyle konuştu "Müvekkil C 1/2 bürosunda göreve başlıyor. C2 yazılmış doğru değil bu. Bu yanlışlık 5-6 gün sürüyor. Sonra evraklarda düzeltiliyor. Bir görev değişikliği yok aslında. Ali Fuat Yılmazer de bunu söyledi. Dosyaya girme nedeni bu. Müvekkilin görevi ihmal için bir nedeni olması lazım. Oysa Hrant Dink’i tanıdığına ilişkin bile delil yok. Tek somut bağlantı iddiası 5 gün C2’de çalışması... Terör örgütü üyesi delili yok. beraatini istiyoruz...”


Duruşmada cinayet döneminde Trabzon Emniyet İstihbarat Şubesi'nde komiser olarak görevli olan Özkan Mumcu da savunma yaptı. Mumcu şunları söyledi:

“Suç tarihinden 6 ay önce askere gittim. Cinayetten 20 gün sonra göreve başladım. Buna rağmen 3 yıl tutuklu kaldım. 2006 Şubat ayında Erhan Tuncel, Muhittin Zenit’e , Yasin Hayal'in Hrant Dink’i öldürmeye hazırlandığını söylemişti. Bu raporlandı ve İstihbarat Daire Başkanlığı'na ve önemine binaen İstanbul’a gönderildi. ('Ses getirecek eylem' yazısını okuduktan sonra) Alınan bilgi hızlı bir şekilde gönderildi. 'Bu yazıdan Hrant Dink’in öldürüleceğini anlamadık' iddiası daha sonra bizi suçlamaya dönüştü. Engin Dinç, Ahmet İlhan Güler’i sözlü de aradı. İstanbul’dan Volkan Altunbulak beni aradı ona da istihbaratı ve Yasin Hayal'in Hrant Dink’e saldıracak nitelikte biri olduğunu anlattım. Trabzon, Ankara ve İstanbul’da o anda en az 50 görevlinin bildiği ve yazıya da dökülmüş bilgiyi ben nasıl gizleyebilirim?"

"İstanbul Emniyet İstihbaratı'nın 'Biz o yazıdan Hrant Dink’in öldürüleceğini anlamadık' demesinin bir anlamı yoktur. Tehdidin niteliği sözle de anlatılmıştır onlara. Ben büro amiri olarak görevliydim. Cinayet ben askerdeyken gerçekleşti."

"Erhan Tuncel'i (istihbarat için) eleman yapan benim bürodaki Muhittin Zenit. Daha sonra Bayburt’a gitti. Erhan Tuncel ile birkaç kez görüştüm. Bana bir bilgi vermedi. Sonra zaten ben askere gittim. Bylock kullanmadım. İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç de cinayetten önce tayin oldu ve Afyon’a gitti. Aynı durumdayız. Onun için mütalaada beraat talep edilirken bana suçlama yapılmasına da bir anlam veremiyorum"

Duruşma öğleden sonra sürecek.








Bu haber agos kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (agos) ve yazarına ait olup,
Bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.
Etiketler : hrantdink2021
+