Protestanlar sınır dışı ediliyor - Gündem
28 Eylül 2022 - Հակական տոմար - Տարի : 4515 / Ամիս : Հոռի / Օր : Սիմ / Ժամ : Շանթակող

Gündem :

19 Mart 2022  

Protestanlar sınır dışı ediliyor -

Protestanlar sınır dışı ediliyor Protestanlar sınır dışı ediliyor

Türkiye Protestan Kiliseler Derneği'nin hazırladığı rapora göre 2021 yılında 15 Protestan din adamı, "Genel güvenlik açısından tehlike arz edilen kişiler" olarak gösterilerek, sınır dışı edildi ya da oturumu yenilenmedi.

Türkiye Protestan Kiliseler Derneği'nin hazırladığı rapora göre 2021 yılında 15 Protestan din adamı, "Genel güvenlik açısından tehlike arz edilen kişiler" olarak gösterilerek, sınır dışı edildi ya da oturumu yenilenmedi.

Türkiye Protestan Kiliseler Derneği, Protestanların 2021 yılında yaşadığı hak ihlallerine ilişkin raporunu hazırladı. İbadet yerlerinden; misyonerlerin sınır dışı edilmesine; nefret söyleminden Protestanlara yönelik ajanlık tekliflerine kadar çok sayıda hak ihlali raporlandı.

NEFRET SÖYLEMİ

Türkiye Protestan Kiliseleri Derneği'nin hazırladığı rapora göre, 2021 yılında özellikle nefret söyleminde artışlar yaşandı.

2021 yılında iki ayrı olayda şunlar yaşandı:

"-Aydın Kurtuluş Kilisesi: Kilise görevlisi Emin T. ve genel olarak kilise topluluğu Haziran -Temmuz aylarında Bursa'da yaşayan T. U. adlı kişinin internet (Facebook) üzerinden yaptığı yayınlarla tehdit edildi. Bu yayınlara Aydın’da yaşayan çeşitli kişilerin de katılması ve yayın içeriklerinde Hristiyanları öldürmek, kafalarını kesmek vb. açıkça niyet ve tehdit telkin edilmesi üzerine Kilise görevlisi Emin T. tarafından emniyet güçlerine suç duyurusunda bulunuldu. Aydın’da yaşayan bir kişi gözaltına alındı ve bir süre sonra serbest bırakıldı. Süreç hakkında yetkili mercilerden topluluğa henüz bir bilgilendirme ulaşmadı.

- Artvin Arhavi Topluluğu yıl içinde önce yerel basında "Misyonerler buraya da geldiler" şeklinde yazılı ve dijital bir saldırı kampanyasıyla karşılaştı. Daha sonra “bazı kişiler” Arhavi’deki topluluktan sorumlu olan arkadaşımızın ev sahibine ulaşarak baskı ve rahatsız yaratarak evden çıkartmasını istediler. Bir siyasi partinin ilçe başkanı tarafından sosyal medyada "Onları yok edeceğiz" üsluplu yayınlar yapıldı. Topluluk önderi tarafından İlçe başkanı ile görüşülmesinden sonra kişi tepki göstermeyi bıraksa da sokakta ve sosyal medya da tepkiler devam etmektedir. Topluluk önderi arkadaşımız sokakta yürürken "Ölü Papaz yürüyor" biçimli tehditkâr sözlere muhatap olmaya devam ediyor."

AJANLIK TEKLİFLERİ

Rapora göre, 2021 yılı içerisinde Protestan toplumu üyelerine ve Hristiyan olmamakla birlikte Hristiyan kurumlarında çalışan kişilere muhbirlik/ajanlık teklifleri yapılmaya devam edildi. Protestan Topluluğunun bulunduğu birçok şehirde kendisini istihbarat görevlisi olarak tanıtan kişiler tarafından, yerli ve mülteci Hristiyanlara, Hristiyan olan kişiler, kiliseler, kilise faaliyetleri ve Hristiyan kurumlar hakkında bilgi almak amacıyla tehdit, vaat, menfaat ve para teklif etme yöntemleri kullanarak ajanlık/haber elemanı olma teklifleri yapıldığı rapor edildi. Bu bilgi kendilerine muhbirlik/ajanlık teklifi sunulan kişilerden geldi. 2021 yılında benzer durumda 8 vaka bildirildi.

İBADET YERLERİ SORUNLARI

Protestanların yaşadığı en büyük sorunların başında ibadet yeri sorunu geliyor. Bu sorun 2021'de de devam etti. Şu an, Türkiye'de kendilerine ait müstakil/bağımsız binada ibadet eden topluluk sayısı 19. Kendilerine ait müstakil/bağımsız olmayan bina da ibadet eden topluluk sayısı 35. Geleneksel tarihi kilise binasında ibadet eden topluluk sayısı 11. Kiralık bir mekanda ibadet eden topluluk sayısı ise 99. Ev veya ofislerinde ibadet eden topluluk sayısı ise 21. -Şapelde ibadet eden topluluk sayısı ise 1.

Protestan toplulukları ibadet yerlerinde ibadetlerini yaparken ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Bu sıkıntılar 2021'de şöyle raporlandı:

-Tekirdağ Protestan Topluluğu 2021 yılı Temmuz ayında dernek çatısı altında faaliyetlerine başlamış. Çevreye verdikleri bir rahatsızlık olmamasına rağmen komşular ve bazı insanlar tarafından belediye, valilik ve Cumhurbaşkanlığı’na şikayetlerde bulunarak sürekli rahatsız edilmekte, denetimlere maruz kalmakta ve o bölgeden taşınmaları için baskı görmektedirler.

- Artvin ili Arhavi ilçesinde yaşayan Protestan Toplumu üyeleri toplantı yeri kiralamış ve bu toplantı yeri için tadilata başlamak istemişlerdir. Tadilat işini alan ustalara baskılar sonucu iş yapılamamış ve mal sahibi yapılan baskılara dayanamayarak kira kontratını iptal etmiştir. Topluluk kendi evlerinde bir araya gelmeye devam etmektedir

DİN GÖREVLİSİ SORUNU

2021 yılında yabancı uyruklu din görevlilerine ve topluluk üyelerine yönelik sınır dışı etme, Türkiye’ye girişe izin verilmeme ve oturum izni veya vize vermeme olayları yaşanmaya devam etti. Misyonerlere, Genel güvenlik açısından tehlike arz eden kişilere verilen G87 Kodu verilerek, sınır dışı edildi. 2021 yılında 13 kişiye bu kod verildi.Eşleri ve çocuklarıyla birlikte 25 Protestan bu nedenle ülkeden ayrılmak zorunda k aldı.

Rapora göre Protestan topluluğu Covid -19 salgınından da fazlasıyla etkilendi:

" 2020 yılında tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 salgını tüm toplumla birlikte Protestan toplumunu da etkisi altına almıştır. 2021 yılında etkisi azalmakla birlikte kiliselere olumsuz etkisi devam etmiştir. Hafta sonu yasaklarından en çok etkilenen kesim Pazar gününün ibadet günü olması nedeni ile Hristiyan bireylerdir. 2021 yılında da kısıtlama kararları alınırken Hristiyan vatandaşlar göz ardı edilmiştir. Hiçbir genelge ve yönerge de kiliselerin toplantılarda uyması gereken kurallar belirtilmemiş, konu ile ilgili bilgi edinme talepleri cevaplanmamış veya genel bir açıklama ile geçiştirilmiştir. Bu durum kiliselerde karışıklık yaratmıştır. Bu durumda derneğimiz, kendi tavsiyelerimizi oluşturarak kiliseler ile paylaşmaya ve süreci doğru yönetmeye çalışmıştır. Hafta sonu yasakları döneminde 2021 yılında yerel yetkililer kilise görevlilerinin kiliseyi açmasına ve internet yayınları yapabilmesine olanak tanımada daha kolaylaştırıcı olmuşlardır. Ancak süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde zaten dezavantajlı olan Hristiyanlar pandemi döneminde daha da ağırlaşmış bir dezavantaj yaşamışlardır."

ÖNERİLER

Türkiye Protestan Derneği'nin sorunlara karşı çözüm önerileri ise şöyle:

-Hükümet veya kamu kuruluşlarının Protestan toplumunu ilgilendiren konulardaki çalışmalarında toplumumuzla diyalog halinde olması, yapılan toplantılara resmi olarak Protestan kurum temsilcilerinin davet edilmesi, önyargıların aşılmasına ve sorunların çözülmesine katkı sunacaktır. Yaşanılan tecrübeler göstermiştir ki, iletişim kanalları açık olduğunda birçok sorun hızlıca çözüme kavuşturulmuştur.

-Hristiyanlara karşı nefret söylemleri, 2021 yılında, önceki yıla göre artmaya başlamıştır. Şikâyet edilmesine rağmen zanlıların serbest bırakılması ve cezasızlık hali, ciddi bir endişe ve güvensizlik kaynağıdır. Var olan yasaların yoruma açık olmayacak şekilde güncellenmesi ve nefret söylemi ve nefret suçları ile ilgili yine yoruma açık olmayacak şekilde net ifadeler içeren yasal düzenleme yapılması sorunun çözümü için önemli bir adım olacaktır. Nefret söylemi ve nefret suçu ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirici, farkındalığı artırıcı KAMU SPOTLARI hazırlanarak yayınlamak ise halkın eğitiminde ve kültür düzeyinde paradigma değişikliğinin önünü açacaktır

-Türkiye’de tarihsel olarak kilise binaları bulunmayan Protestan toplumu için ibadet yeri kurma sorunu, yıllardır devam eden ve bir türlü çözüme kavuşturulmamış, dini dışa vurma hakkının temel bir unsuru olarak güncelliğini korumaktadır. Bu konuda acil olarak merkezi ve yerel yetkililerin gereken adımları atmaları gerekmektedir. Hristiyanların da mescit benzeri küçük ibadet yerleri (şapel) kurabilmelerinin önü açılmalıdır. Belediyeler, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer resmi kuruluşlar, ellerinde bulunan ve amacı dışında kullanılan kilise binalarını en azından pazar günleri ve/veya dini bayramlarda kilise cemaatlerinin kullanımına açmalıdır. Yeni ibadet yerleri kurulması için arsa tahsisi vb. konularda kolaylaştırıcı tutum alınmalıdır.

-Kilise derneklerinin yaşadığı sorunlar göz önüne alınarak, özellikle dini amaçla toplanma ve dini yayma, ibadet konusunda haklarının güvence altına alınması gerekmektedir. • Pandemi sürecinde uygulanan kısıtlamalarda Hristiyan vatandaşlarında durumları göz önüne alınmalıdır.

-İnsan hakları eğitimi çerçevesinde, ilgili kamu görevlilerine din ve vicdan özgürlüğü hakkının içeriği konusunda eğitim verilmelidir.

-Ajanlaştırma çalışmaları yerine açık iletişim kanalları açılmalıdır.

-Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Hristiyan ailelerin ve çocukların maruz kaldıkları ve maruz kalma riskleri bulunan sosyal baskıyı ve damgalanmayı göz önünde bulundurarak, şikâyet edilmesini beklemeden, okullarda ve sınıflarda gayrimüslim öğrencilerin haklarını gözetmesi ve okulları muafiyet konusunda düzenli olarak bilgilendirmesi beklenmektedir. Bir arada yaşamaya ve inançlara saygıya dayalı kültürün gelişmesi konusunda temenninin ötesinde adımlar atılmalı ve uygulama denetlenmelidir.

-Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunluluğu kaldırılmalı, kişi inancını açıklama zorunluluğundan kurtulmalıdır.

-Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunluluğu kaldırılmıyorsa bile muafiyet hakkı için kişinin beyanı esas alınmalıdır.

-Toplum içinde farklı dinlere mensup kişilere karşı anlayış ve bu kişilerin de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak eşit haklara sahip olduğu fikri ve bir arada yaşama kültürü, başta Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla olmak üzere, merkezi ve yerel yönetimlerce aktif olarak gündeme getirilmeli ve teşvik edilmelidir.

-İfade ve basın özgürlüğüne saygı çerçevesinde, medyada yer alan hoşgörüsüzlüğe, nefret söylemine, kışkırtmaya ve ayrımcılığa neden olabilecek yazılı ve görsel yayınlar hakkında, hızlı ve etkin bir şekilde denetim mekanizması kurulması gerekmektedir. Adli makamların şikâyet beklemeden nefret suçları ve söylemleri ile ilgili resen harekete geçmeleri sağlanmalıdır. Bu sadece Protestan Hristiyanların değil, bütün dezavantajlı grupların hayati derecede önemli olan ihtiyacıdır.

- Yerel medya mensuplarının (muhabir ve köşe yazarlarının) nefret söylemi konusunda bilinçlendirilmesi, farkındalık oluşturulması için eğitimlere tâbi tutulması için gerek basın meslek kuruluşlarının gerekse diğer sivil toplum örgütlerinin çalışma yapması gerekmektedir.

-Sosyal Medya şirketlerinin Türkiye ofislerinde veya Türkçe bölümlerinde özellikle denetleme biriminde görevli personele nefret söylemi konusunda bilinçlendirme eğitimi verilmeli ve bu yöndeki şikayetlerin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi, bu paylaşımların yapıldığı hesapların kapatılmasının yanı sıra aynı kişilerin yeni hesap açarak daha da nefret dolu paylaşım yapmasının önüne geçilecek mekanizma veya algoritmalar oluşturulmalıdır.

-Yabancı uyruklu Protestan Toplumu üyelerinin büyük bir şok ile ani şekilde ülkemize sokulmama uygulaması kaldırılmalıdır. Herhangi bir suç iddiası olmadan, sadece dini inançlarından dolayı insanların maruz kaldığı bu durum sonlandırılmalıdır. Ülkemizde kalması uygun görülmeyen kişilerin objektif, hukuka dayalı ve herkes için geçerli uygulamalara tabi tutulması gerekmektedir.








Bu haber medyaport kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (medyaport) ve yazarına ait olup,
bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.

Opinions expressed are those of the author(s)-(medyaport). They do not purport to reflect the opinions or views of bolsohays.com
+