İstanbul Filarmoni Derneği’nden kiliselerde yankılanan senfoniler - Gündem
12 Ocak 2026 - Հակական տոմար - Տարի : 4518 / Ամիս : Արաց / Օր : Անի / Ժամ : Հոթապեալ

Gündem :

10 Ocak 2026  

İstanbul Filarmoni Derneği’nden kiliselerde yankılanan senfoniler -

İstanbul Filarmoni Derneği’nden kiliselerde yankılanan senfoniler İstanbul Filarmoni Derneği’nden kiliselerde yankılanan senfoniler

İstanbul’un çok dilli ve çok kültürlü müzik mirasını 80 yıldır sahnelerde yaşatan İstanbul Filarmoni Derneği, kiliselerden konser salonlarına uzanan etkinlikleriyle kentin sesini diri tutuyor. Ermeni, Rum ve Türk müzisyenlerin izlerini taşıyan bu köklü mirası ve bugünkü çalışmalarını derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Tuna’dan dinledik.

Kilise salonlarından kültür merkezlerine, müzelerden konser salonlarına uzanan bir müzik yolculuğu… 1945 yılında Ermeni, Rum ve Türk müzisyenlerin ortak emeğiyle kurulan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Derneği de, bu mirasın yaşayan örneklerinden biri. Dernek, son yıllarda düzenli konser programları ve farklı mekânlarda hayata geçirdiği etkinliklerle kentin kültürel hayatına yeniden ritim kazandırıyor.

Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Tuna, yalnızca bir müzik topluluğu değil, şehrin çok kültürlü geçmişinin sahnedeki yansıması da olan İstanbul Filarmoni Derneği’nin 80 yılı aşan ve bugün hâlâ konserlerine devam eden orkestrasının serüvenini ve son yıllardaki çalışmalarını Beyoğlu’ndaki Surp Asdvadzadzin Ermeni Katolik Katedrali’nde anlattı.

Filarmoni Orkestrası’nın tarihinden bahsedebilir misiniz?

Dernek, 1945 yılında kuruldu. O dönem Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün talebi üzerine kuruluyor. Yine o dönem İstanbul'da klasik müzik icra eden bir tek İstanbul Belediye Konservatuvarı var. Konservatuvar’daki hocaların içerisinde de Cemal Reşit Rey var. Daha sonra yabancı bir heyet geliyor ve İstanbul'da bir klasik müzik dinletisi talep ediyor. İsmet Paşa da Cemal Reşit Rey'i arayarak bir orkestra kurmasını istiyor. İkinci Dünya Savaşı’nın devam ettiği 1945'te, konservatuvar hocaları ve öğrencilerinden oluşan karma bir orkestra kuruluyor. Bu şekilde ilk konser veriliyor.

Cemal Reşit Rey’den bir de cemiyet kurması isteniyor ve hem İstanbul Filarmoni Orkestrası hem de İstanbul Filarmoni Derneği eşzamanlı kuruluyor. Daha sonra bu orkestra, Şehir Orkestrası ismini alıyor. 1971 yılında da İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası adıyla dönüşüyor. Filarmoni Orkestrası başka bir isimle devam ediyor. Şu anda hâlâ orkestrayı devam ettiriyoruz.

Orkestrada o dönem Ermeniler, Rumlar vardı. Çünkü II. Mahmut tarafından mehteran takımı yerine modern, klasik müziğin zeminini oluşturacak askeri bando olarak Mızıka-i Hümayûn kurulmuştu. Çoğunluğu gayrimüslim olan orkestralar, müzisyenler. Osmanlı döneminde de orkestra mensuplarının çoğu Ermeni kökenlidir. Ermeni müzisyenlerin hem Türk müziğine hem de Osmanlı ve çağdaş müziğine çok büyük katkıları olmuştur. Orkestranın konserleri, bugünkü Demirören alışveriş merkezi olan Saray Sineması’nda yapıldı. Çünkü başka bir konser mekanı yoktu. Bir tek Saray Sineması’nı konser mekanına çevirmişler.

Peki derneğin son yıllardaki çalışmaları neler?

Son beş yılda, pek çok farklı konuda gayret gösterdik. Birincisi orkestranın düzenli konserler vermeye başlaması. Bu konuda belli ölçüde başarılı olduk. Caddebostan Kültür Merkezi'nde şu anda her ay bir orkestra konseri var. AKM'de iki ayda bir konser veriyoruz. Uzun vadede, İstanbul Flarmoni Orkestrası'nı sürekli ve düzenli konserler verecek bir şehrin orkestrası olarak hâyâl ediyoruz. İkinci projemiz kilise konserleriydi. Bizim iki tane atıl piyanomuz vardı. Biri buradaydı, biri de Eczacıbaşı Holding'deydi.

O piyanoları elden geçirdik, tamir ettirdik ve bağış kampanyası yaptık. İkisi de gün yüzüne çıktı. Birinin açılışını, Pera Müzesi'nde Aram Haçaturyan'ın 120. yıl dönümü olan 23 Eylül 2023'te, New York'ta yaşayan ve İstanbul'da yaşamış Ermeni piyanist Şahan Arzruni yaptı. Ermenistan Daimi Temsilcisi’nin de katıldığı açılışı, Ermenistan Kültür Bakanlığı ve derneğimiz organize etti. Sanat yönetmenimiz Artür Bağdasaryan da, kiliselerle bağlantıları sağladı. Surp Levon ile Ermeni Katolik Patrikhanesi Surp Asdvadzadzin Kiliseleri bize kapılarını açtı. Surp Asdvadzadzin Kilisesi’nde her Cuma akşamı konserlerimiz oluyor. Surp Levon'da da iki haftada bir devam ediyor konserler. İki piyanoyu da bağış yoluyla kiliselere getirdik.

Orkestranız kaç kişiden oluşuyor?

30 kişiden başlıyor, 90 kişiye kadar çıkıyor. Mozart'ın bazı konçertoları 30 kişiyle yapılabiliyor. Beethoven'ın 5. Senfoni’sini yaptık Ekim ayında, orada da 90 kişilik bir enstrüman sayısı gerekti. Her eserin farklı enstrüman ihtiyacına göre değişiyor.

Çok renkli ve çok dilli konserleriniz oluyor…

İstanbul birçok halkın geldiği, günlük yaşantısını geçirdiği, on binlerce gayrimüslimin yaşadığı bir kent. Sadece Türklerin şehri değil. Burada, kadimden gelen bir miras var. Bu şehrin çok kültürlüğünü yansıtmak bizim gibi sivil toplum kuruluşlarının başlıca görevi. O yüzden biz hem yönetim kurulumuzu hem de program çeşitliliğimizi buna göre oluşturuyoruz. Eskiden de böyleydi, bu geleneği hâlâ sürdürüyoruz.

2026 programınızda neler yer alıyor?

Mümkün olduğunca çok çeşitli konserler veriyoruz. İki kiliseye, bir de Beyoğlu Üç Horan Kilisesi Naregyan Sahnesi eklendi ve konserlere başladık. Orada da, Üç Horan Vakfı'nın eski bir Estonya marka piyanosu var. Caz, tango, bluz yapıyoruz. O mekânlar ancak içine insan girerse yaşar. Bu tip konserler hem şehri canlı tutuyor hem de toplumların birbirlerini tanıması, entegre olması, yeni kuşağın kaynaşması ve çok kültürlülük ilişkisi için önemli.

Ancak Ermeni cemaatinden etkinliklere katılım oldukça az. Cemaatin daha çok gelmesi gerekiyor. Örneğin Katedral’in cemaati neredeyse yok. Bu vesileyle de gelmeleri gerekir. Cemaatin gelmesi için kolaylıklar da sağlıyoruz. Klasik müziğin çıkış yeri kilise. Bu sebeple de daha aktif olması lazım.






Bu haber agos kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (agos) ve yazarına ait olup,
bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.

Opinions expressed are those of the author(s)-(agos). They do not purport to reflect the opinions or views of bolsohays.com
+