Köyümüz Artan Pınaryayla - Gündem
18 Temmuz 2019 - Հակական տոմար - Տարի : 4511 / Ամիս : Հրոտից / Օր : Մասիս / Ժամ : Ծայգն

Gündem :

08 Temmuz 2019  

Köyümüz Artan Pınaryayla

Köyümüz Artan Pınaryayla Köyümüz Artan Pınaryayla
ARTAN KÖYÜ COĞRAFİ YAPISI

Adıyaman Merkez İlçeye bağlı ve merkez ilçenin en doğusunda bulunan Artan Köyü Güneydoğu Torosların meşe ormanlarıyla meşhur Hallof Dağı’nın güney batısında yer alır. Kuzeyi, doğusu ve batısı yüksek kayalıklarla ve meşe ağaçlarıyla çevrili olup güneyinde tarıma uygun bir miktar arazisi vardır. Bu arazi her biri birkaç dönümlük parçalardan oluşan taşlık ama verimli bir arazidir. Köyün kuzeyinde inşaatı başlamış bulunan bir göletle bu arazinin sulanması planlanmıştır. Köy; Kovuk Deresi, Vari Keran, Şeni, Bahçe ve Kavağk denilen mahalle ve mezralardan oluşur. Bunlardan Vari Keran denen mezra, halkı Artanlı olmakla beraber Kömür Beldesine bağlanmıştır. Şeni denen ve köy merkezi sayılan yerleşim yeri ise Kuncik, Kale, Könöf ve Cami civarı olmak üzere yerleşim yerlerinden oluşur. Köyün kuzeyindeki kayalıklardan akıp gelen bir dere, Zuğur denen vadiden köyün güneyinden Kalburcu çayına akarak oradan Atatürk baraj gölüne dökülür. Eskiden iki su değirmenini çalıştıran bu dere, yukarda da belirttiğimiz gibi gölet suyunu biriktirerek arazinin sulanmasında kullanılacaktır.

Köyün kuzeyinde bulunan Hallof Dağı ve çevresi, zengin mermer yataklarıyla bilinir ve buradan çıkarılan mermerler kamyonlarla Mersin Limanına taşınarak yurt dışına ihraç edilmektedir.

Merkez İlçeye 25 km. mesafede bulunan Artan köyüne ulaşım, karayolu ile sağlanmakta Adıyaman-Kâhta Karayolunun 10. Km.den kuzeya ayrılan bir yolla Hosmosu, Kelluz, Gırık, Komir, Hesenka, Male Berdi köylerinden sonra Artan köyüne varılır. Artan’dan sonra da bu yol Kovuk Dersi, İnlice Beldesi ve Alıkan denen Çamyurdu köylerine kadar gider. Köye ulaşım için iki alternatif yol daha vardır. Bunlardan biri Adıyaman-Kâhta karayolunun 5. Kilometresşnden sonra Ziyaret mevkiinden kuzeye yönelerek Heştıran, Sımeli, Axgevır ve Kalburcu köyleriyle Kömür Beldesi yoluna bağlanır. Bir diğer yol da Adıyaman-Malatya yol güzergâhıyla Pirin köprüsünden sonra doğuya yönelerek Musurkan köyünden sonra Heştıran yolu ile köye varılabilir.

Köy merkezinde Kani Paşdi[1] ve Kani Şeni diye bilinen köy çeşmelerinden içme ve kullanma suyu temin edilirdi. Ayrıca Könöf denen mahallede suyu gayet bol olan çeşme hem içme ve kullanma ve hem de arazi sulamada kullanılırdı. Ancak son yıllarda görülen kuraklık nedeniyle muhtelif yerlerde kuyular açılarak içme ve kullanmada kullanılmaktadır. Köyün güneyinde devlet tarafından açılan bir kuyudan köyün kuzeyindeki bir depoya su pompalanarak köyün hizmetine sunulmuşsa da randıman alınamamış ve bu kuyu kullanım dışı kalmıştır.

Artan Köyü bazen Hısn-ı Mansur (Adıyaman) bazen de (Eski) Kâhta Kazalarına bağlı olması hasebiyle bu coğrafyada hüküm süren Hitit, Urartu, Hurri, Mitanni, Asur, Pers, Part, Büyük İskender, Selevkos, Roma, Bizans, Kummuh, Komogene, Sasani, Emevi, Abbasi, Selçuklular, Artuklular, Dulkadiroğulları, Memluklar, Eyyubiler, Moğollar, Timurlular ve Osmanlıların egemenliklerinde bulunmuştur.[1]

Artan Köyünün en eski tarihi ile ilgili olarak ulaşabildiğimiz kaynak Urfalı Mateosun Vakayiname (952-1136) sidir. Bu kitapta Hartan adıyla bahsedilen köyün kalesinin İranlılar (Selçuklu Türkler) tarafından Şubat 1108 tarihinde bundan tam 911 yıl önce kuşatıldığı, o dönemde kalede Ermenilerin yaşadığı ve bu kalenin zapt edilemediği kitapta şu şekilde anlatılmaktadır:

(İranlılar, hasat mevsiminde, vahşi hayvanlar gibi gizlice Hısn-ı Mansur şehri topraklarına girdiler. Onlar, tarlalarda çalışmakta olan insanları kılıçtan geçirerek ve kısmen de esir ederek Hartan denilen kalenin önüne geldiler. Müslümanların geldiklerini haber alan Ermeni prensi Goğ-Vasil, 500 askerle onlara karşı yürüdü. Cesur Ermeni askerleri, birbirine cesaret verip Türk askerlerine karşı kahramanca savaştılar. Bunlardan Aplasat, kendi askerleriyle Türklere hücum etti, Goğ-Vasil’in dayısı olan Bedros, zadegân olan askerleriyle kahramanlık gösterdi, zadegandan olup amcasının oğlu bulunan ve Dığa (“çocuk”) tesmiye edilen Vasil ile meşhur bir Ermeni ailesinden gelmiş olan cesur Tigran, kendi askerleriyle hücum ederek İran ordusunun her iki kolunu da kırdılar. Kahraman Ermeni askerleri, böylelikle parlak bir zafer kazanıp Müslümanları kılıçtan geçirdiler ve Ermenistan Sultanını diğer birçok İranlı şeflerle beraber esir ettiler. Goğ-VasiI, bu esirleri önüne katarak götürdü. O, büyük zaferden sonra büyük miktarda ganimetle beraber kendi şehri olan Keysun’a döndü. Dipnot: Hartan, ) Cahan mıntıkasının cenubi şarkisinde, Hısnımansur yakmında mustahkem bir mevki. Bk. Camicyan, c. III, İndeks, s. 161; Mıkhitar abbe, “ Ismihaslar lugati (ED. DULAURIER).

Kitapta adı geçen kaleden neredeyse eser kalmamış gibidir. Kalenin taşları muhtemelen köylüler tarafından ev yapımında kullanılmıştır. Çocukluk yıllarımızda burada kaleden kalma mozaikler olduğu ve harabe denecek birkaç kalıntı bulunduğunu biliyoruz. Ayrıca Bahçe mezrasının kuzeyinde çok eski anlaşılan kalın duvar kalıntıları ve Kilisk geçidi enden yerde kilise olduğu tahmin edilen duvar kalıntıları da mevcuttur. Köyün Musalla meydanında musalla taşı olarak kullanılan yuvarlak ve yaklaşık 1,5 m. Çapında bir taş ile Kani Paşdi denen yerle okul arasında da aynı taşın benzeri bulunmaktadır. Bunların ne amaçla yontulduğu bilinmemektedir.

Rahmetli üstadımız Mehmet Sait Hoca'dan (Bavıko) Artan’ın eski adının Artin olduğunu ve Artin adında bir Hitit kralının burada yaşadığını duymuştum. Kale ile Karakuş tepesi birbirine nazır olduğu için bu iki tepe arasında dumanla haberleşme olduğu da söylenmekte idi.

1960-1962 yıllarında Artan’da yedek subay öğretmen olarak görev yapan rahmetli Seymen Kocaman’ın objektifinden Musallada kılınan Bayram namazı ve tarihi Musalla taşında bayram hutbesi okuyan merhum Mehmet Sait Hoca (Bavıko)



Bu haber ad.....r kaynağından gelmektedir.
www.bolsohays.com un görüşünü yansıtmaz.

Anket Tüm Anketler

+