Antonis Donef İstanbul’da - Gündem
15 Ekim 2026 - Հակական տոմար - Տարի : 4519 / Ամիս : Սահմի / Օր : Արամազդ / Ժամ : Շանթակող

Gündem :

15 Ekim 2026  

Antonis Donef İstanbul’da -

Antonis Donef İstanbul’da Bazı şehirler kendilerini tek bir hikâyeyle anlatamaz. İstanbul da onlardan biri. Bu şehirde geçmiş, kapanmış bir defter gibi geride kalmaz; bir dilde, bir sokak adında, eski bir binanın cephesinde, ailelerden aktarılan anılarda yaşamayı sürdürür. Bazen de bir sanat eserinin yüze

Bazı şehirler kendilerini tek bir hikâyeyle anlatamaz. İstanbul da onlardan biri. Bu şehirde geçmiş, kapanmış bir defter gibi geride kalmaz; bir dilde, bir sokak adında, eski bir binanın cephesinde, ailelerden aktarılan anılarda yaşamayı sürdürür. Bazen de bir sanat eserinin yüzeyinde karşımıza çıkar. Antonis Donef’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisini gezerken aklımdan geçenlerden biri buydu: Üst üste gelen çizgiler, metinler ve renkler yalnızca bir sanatçının dünyasını mı anlatıyor, yoksa bizim de içinde yaşadığımız, farklı hafızaların birbirine değerek varlığını sürdürdüğü bir şehri mi hatırlatıyor?

Bu sergiyi sadece gezmedim, eserlerin bir mekânda yerini bulmasına ve izleyiciyle buluşmasına tanıklık etmek fırsatım oldu. Antonis Donef’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisinin hazırlık ve açılış sürecinde, sanatın yalnızca görünen yüzünü değil, onu mümkün kılan karşılaşmaları da gözlemleme fırsatı buldum.

Kalfayan Galleries ile Portakal Sanat, Kültür ve Müzayede Evi iş birliğiyle gerçekleşen sergi, Atina ile İstanbul arasında çağdaş sanat üzerinden yeni bir diyalog kuruyor. 1978’de Atina’da doğan Donef, ansiklopedilerden, atlaslardan ve çeşitli başvuru kaynaklarından aldığı sayfaları desen, renk, metin ve çizgilerle yeniden yorumluyor. Böylece gündelik hayatta bilgi edinmek ya da yön bulmak için kullandığımız basılı malzemeler, sanatçının elinde alışılmış anlamlarından uzaklaşarak katmanlı görsel yüzeylere dönüşüyor.

Eserlerine bakarken okumakla görmek arasındaki sınır belirsizleşiyor. Haritalar yön göstermeyi, sözcükler yalnızca okunmayı bırakıyor; izleyiciyi ayrıntılar arasında dolaşmaya çağırıyor. Zamanla biriken izler ve üst üste gelen müdahaleler, sanatçının sabırlı üretim sürecini de görünür kılıyor. Doğanın içinde yaşayan ve çalışan Donef’in sakin yapısı, eserlerindeki bu yavaş ve katmanlı oluşumla örtüşüyor.

Maya Portakal’ın, eserlerdeki katmanlarla İstanbul’un çok katmanlı yaşamı arasında kurduğu ilişki özellikle dikkat çekici. Tarihlerin, dillerin ve kültürlerin izlerini bir arada taşıyan İstanbul’da geçmiş bütünüyle silinmiyor; yeni olan, çoğu zaman eskiden kalan izlerle birlikte var oluyor. Donef’in çalışmalarını bu şehirde anlamlı kılan bağlardan biri de bu benzerlik.

Kalfayan Galleries’in temsilcisi Roupen Kalfayan ise serginin İstanbul’un çağdaş sanat ortamının gelişimine katkı sunacağına inanıyor. İki kurumun iş birliği, yalnızca bir sanatçıyı yeni bir izleyici kitlesiyle buluşturmakla kalmıyor, İstanbul ile Atina arasındaki kültürel alışveriş için de yeni bir alan açıyor.

Bu sergide benim için başka bir katman daha var: kültürel hafıza. Kalfayan Galleries ve Portakal Sanat, Kültür ve Müzayede Evi’nin Ermeni sahipleri tarafından kurulan bu işbirliği, İstanbul’un sanat hayatını şekillendiren farklı kültürel birikimleri de düşündürüyor. Ermeni kültüründe hafızanın yalnızca geçmişi hatırlamakla değil, onu dil, sanat, müzik, edebiyat ve gündelik yaşam aracılığıyla geleceğe taşımakla da ilgili olduğunu düşünüyorum. Kuşaklar boyunca el değiştiren hikâyeler gibi, sanat da bazen kaybolmaya yüz tutan izleri yeniden görünür kılıyor. Bu serginin benim için anlamı, yalnızca Atina’dan İstanbul’a gelen bir sanatçının eserlerinde değil; farklı kültürel hafızaların aynı şehirde birbirine alan açabilme ihtimalinde de yatıyor.

Donef’in İstanbul’daki varlığı, İstanbul Modern’in yeni koleksiyon sergisi Beneath the Same Blue (Aynı Mavinin Altında) ile de devam ediyor. Sanatçının iki eseri bu sergide de yer alıyor; böylece üretimleri farklı sergi bağlamlarında izlenebiliyor.

Antonis Donef’in eserleri, 28 Ekim’e kadar Portakal Sanat, Kültür ve Müzayede Evi’nde görülebilir. Bu sergi, basılı sayfaların, çizgilerin ve renklerin ötesinde, zamanın ve hafızanın bir yüzeyde nasıl biriktiğini keşfetmek isteyenlere İstanbul ile Atina arasında kurulmuş bir sanat diyaloğunu (Ermeni sanatseverin açtığı/ araladığı kapılardan)  görünür kılıyor.




Bu haber agos kaynağından gelmektedir.

Haber metninde yer alan görüşler haber kaynağı (agos) ve yazarına ait olup,
bolsohays.com sitesi haber hakkında herhangi bir görüş üstlenmemektedir.

Opinions expressed are those of the author(s)-(agos). They do not purport to reflect the opinions or views of bolsohays.com
+